Deniz Berktay ile Kuzeyden notlar: Seçimlere Ukrayna’dan bakış

Ukrayna bildiğiniz üzere iki farklı bölgeden oluşuyor. Orta ve Batı Ukrayna’da Batı yanlısı eğilimler ve Rusya karşıtı milliyetçilik güçlüyken güney ve doğu illeri Rusça konuşan ve Rusya sempatizanlığının güçlü olduğu yerler. Bu iki kesimin birden desteğini almak çok zor.

TAKLİDİNE OY VERİLMEDİ

2010’daki seçimlerde de Rusya’ya yakın çizgideki Viktor Yanukoviç ile Batıcı olarak bilinen dönemin başbakanı Yuliya Timoşenko yarışıyordu. İlk turda Timoşenko kendi kitlesinin olduğu Batı Ukrayna seçmenini seferber edeceği yerde onların oylarını cepte bildi ve rakibi Yanukoviç’ten “rol kapma” çabasına girdi. Batıcı Timoşenko, ülkelerin doğu bölgelerindeki panolara kendisinin Putin’le çekilmiş resimlerini astırmış ve Rusya’yla gerçek işbirliğini kendisinin sağlayacağını söylemişti. Yanukoviç de milliyetçi Batı Ukrayna’yı ziyaretinde buranın seçmenini tavlayacak şeyler söylemeye çalışmış fakat hiç bilmediği konularda dili dönmediğinden bu çabası ters tepmişti. Ne Batı Ukrayna ne de Kiev, Yanukoviç’i kendinden saymamıştı. O günlerde Kiev’de bir taksi şoförü bana “Yanukoviç, Rus yazar Çehov’u Ukraynalı bir şair sanıyor. Sizde böyleleri ülkenin başına geçebilir mi” diye sormuş, bense konuyu değiştirmek için “Pencereyi açalım, sigara içeceğim” demiştim.

Seçimlerin ilk turunda Doğu Ukrayna’nın da Timoşenko’yu kendinden saymadığı, Yanukoviç’i desteklediği görüldü. Böyle olunca Timoşenko, ikinci turda yüz seksen derece dönüş yaparak Ukrayna milliyetçisi ve Batı yanlısı söylemler kullandı ve “Beni seçmezseniz, Rusya sizi yutar” demeye başladı. Fakat bu da Batı Ukrayna seçmenini seferber etmeye yetmedi. Bu kesim seçimlere ilgisiz kaldı. Oysa ilk başta Yanukoviç’ten rol kapmak yerine kendi çizgisinde ilerlese kazanabilirdi. Yanukoviç, 2014 ihtilalinde Batı yanlılarınca devrildi. Erken seçimleri ilk turda Batıcı Petro Poroşenko kazanmıştı. Fakat Poroşenko’nun siyasetine güney ve doğudan tepkiler gelecek ve bunlar bir sonraki seçimlerde o dönemde bir komedyen olan Zelenski’yi iktidara taşıyacaktı. Kiev’den dışarı çıkmayan anketçiler “Halk, Zelenski’yi seçmez” diyordu. O dönemde benim yaptığım gibi ülke genelinde seyahat etseler taşranın başkente benzemediğini önceden görürlerdi. Zelenski’nin durumu ne olacak bunu savaşın seyri gösterecek.

RUSYA, UKRAYNA VE BİZ

Rusya’nın bizdeki seçimlerden önce hükümete desteği ve ana muhalefetin Rusya’yı açıktan hedef alması bazı sorulara neden oldu. Öncelikle bazı çevrelerdeki Sovyetler BirliğiNâzım Hikmet özlemine karşılık günümüz Rusya’sında egemen değer muhafazakârlık. Buna yoğun ekonomik ilişkiler de eklenince Rusya, mevcut hükümetten memnuniyetini gizlemiyor. Muhalefetin Batıcı tavrı da buna eklenince (ki bunun pek isabetli olmadığını önceki gün de Mehmet Ali Güller yazdı), Türkiye’deki seçimler, Rusya-Batı çatışmasının bir uzantısıymış gibi görünüyor. Ukrayna ile ilişkilerse 31 yıldan beridir partiler üstü olarak sürüyor. Türkiye de Ukrayna da kim iktidara gelirse gelsin yakın ilişkileri sürdürüyor. Coğrafya ve karşılıklı çıkarlar bunu zorunlu kılıyor. O nedenle Ukrayna’nın Türkiye’ye yönelik tutumunda yakında bir değişiklik olası görünmüyor.

[email protected]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir