Deştin halkı “adalet nöbeti“ne devam ediyor: Çimento fabrikasına geçit vermeyeceğiz

Muğla‘nın Yatağan ilçesindeki Deştin ile, Menteşe ilçesindeki Bayır köyleri yakınlarına yapılması istenen entegre çimento fabrikasına karşı verilen mücadelede kapsamında Deştinli halk, bugün (9 Ağustos) Muğla İdare Mahkemesi önündeki adalet nöbetine devam etti. 

Deştinliler, Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. şirketi tarafından yapılması istenen fabrikaya karşı açtıkları yürütmeyi durdurma davaları kapsamında sunulan bilirkişi heyetlerinin dikkate alınarak projeye verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu’ raporunun iptal edilmesini talep ediyor.

Deştinli ekoloji savunucusu İsmail Şener, Muğla İdare Mahkemesi önünde yapılan basın açıklamasında çimento fabrikası yapımına yönelik ısrarcı sürecin yıllardır süregeldiğine vurgu yaptı.

Şener, ikinci kez bilirkişi raporunda çimento fabrikası için olumsuz görüş bildirildiğini hatırlatarak şunları söyledi:

“Israrla ve inatla, ne şirketler vazgeçiyor ne de biz vazgeçiyoruz; çünkü yaptırmayacağız. Nedeni açık ve net: ilim, tespitleri doğrultusunda buraya çimento fabrikası yapılamaz dedi. Bilirkişi heyeti kaçıncı defadır diyor bunu? İkinci defadır diyor. Sadece şirketin arada bir sahte ÇED [Çevresel Etki Değerlendirmesi] raporu var. Düzmece bir ÇED raporu var. Bu doğrultuda maalesef kamunun zarara uğratılmasına hizmet eden mahkemeler, belediyeler, muhtarlar var Muğla’da. Ama biz bugün neden buradayız? Biz bugün Türkiye’mizde hakimler var demek için, bu duyguyu yaşamak için, Muğla’da da hakimler var demek için buradayız.”

”Sabırla adalet nöbetimizi tutacağız”

Şener, “Ama hem mahkemenin atadığı bilirkişi heyetinin birinci raporu kesinlikle bu bölgeye çimento fabrikası yapılamaz dediği halde, yine rapor talep edildiğinde yine bilirkişi heyeti tarafından ‘Hayır burada çimento fabrikası yapılamaz’ denildiği halde, 15 günlük süre de dolduğu halde bu iki idari mahkemesinin karar açıklamakta neyi beklediğini, kimi beklediğini bilmek istiyoruz!” diye konuştu.

Eylemin sessiz bir şekilde gerçekleştirileceğini aktaran Şener, “Kimseye işini öğretmeyeceğiz ama sabırla da burada adalet nöbetini tutacağımızı, bilime karşı değil bilimin yanında, bilimin tespitleri doğrultusunda adil karar verilmesini bekleyeceğimizi, hatta sonsuza kadar bekleyeceğimizi bilmenizi istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Şener’in konuşmasının ardından “Deştin çayı özgür akacak!” sloganları atıldı.

”Bizim işler hep geriye kalıyor, çimento fabrikası durmuyor” 

Deştinli Şennur Sarı, adalet nöbeti sırasında mahkeme süreçlerinin uzadığını, buna rağmen halen sonuçlanmadığına vurgu yaptı:

“Biz Deştin’den geldik. Deştin’den çimento fabrikasının durması için geldik. Bize içeride, ‘Sizin işleriniz daha kararlaşmadı’ dediler. Ne zaman kararlaşacağı belli değilmiş. 15 gün daha incelenecekmiş. Bizim işler hep geriye kalıyor. Çimento fabrikası durmuyor. ÇED raporu iptal olmuyor.”

Yeşil Gazete’de yer alan habere göre; Deştin’den Fatma Çetinkaya da kendi topraklarını tahrip edecek bir projenin onlara danışılmaksızın yapılmasına tepki göstererek “ÇED’i bırak; komple söksün gitsin! Biz hiçbir şey istemiyoruz. Yapmasın da, bozsun götürsün, kendi memleketine yapsın! Bize danışmış mı yaparken oraya çimento fabrikasını?” ifadelerini kullandı.

”Topraklarımızı korumak için, nefes almak için”

Sarı, avukat ve hakimlere Deştinlilerin yanında olmaları çağrısında bulunarak şunları kaydetti:

”Biz bu betonların üstüne boşuna oturmuyoruz. Biz bu betonların üstüne topraklarımızı korumak için oturuyoruz, çimento fabrikası istemediğimiz için, nefes almak için. Kanser olmak istemiyoruz. Hep hastalarımız kanser oldu. Yeterince var zaten termikler [termik santraller]. Gelsinler avukatlar, hakimler, bizimle bir olsunlar, ÇED raporunu iptal etsinler.”

Deştinliler neden direniyor, bilirkişiler ne diyor?

Deştin ve Bayır köyleri, Tekağaçsırtı mevkiinde kurulması planlanan Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları’nın yol açacağı hava kirliliği nedeniyle insan ve hayvan sağlığına zarar verebileceği; kanser, astım ve KOAH gibi vakalarını artırabileceği; su kaynaklarını kirletebileceği, tarım arazilerine zarar verebileceği ve yörenin geçim kaynaklarını olumsuz etkileyebileceğinden ötürü projeye karşı çıkıyor.

Menteşe Belediyesi tarafından 7 bin 751 dönümlük arazi için onay verilen projeye karşı açılan açılan ‘yürütmeyi durdurma’ davaları kapsamında hazırlanarak Muğla 3’üncü İdare Mahkemesi’ne sunulan son bilirkişi raporu, yapılması istenen çimento fabrikanın bölgede ekolojik yıkıma neden olacağını ortaya koydu.

Raporda aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ÇED olumlu raporunun da uygun olmadığı ifade edildi. Bölgedeki tarımsal verimin düşeceği ve ormanların zarar göreceğine dair endişeler de bilirkişi heyeti tarafından doğrulandı.

Raporda fabrika projesinin jeolojik ve hidrojeolojik açıdan yeterli olmadığı vurgulanarak “Söz konusu etkinlikle yöre halkı tarafından kullanılan yeraltı sularının ve sulama amaçlı kullanılan Kazan Göleti rezarvuarının olumsuz etkilenme potansiyeli bulunmaktadır. Söz konusu etkinlikle 9’ü kil 4’ü kalker olmak üzere 13 hammadde ocağından açık ocak üretim yoluyla sahadan önemli miktarda malzeme alınarak stok ve pasa alanları oluşturulacağından yüzey ve yeraltı sularının olumsuz etkilenme potansiyeli bulunmaktadır. Bu nedenlerle söz konusu etkinliğin kamu yararına olmadığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının vermiş olduğu ÇED olumlu kararının uygun olmadığı kanaatine varılmıştır” ifadelerine yer verildi.

Ne olmuştu?

Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Muğla’nin Menteşe ilçesindeki Tekağaçsırtı mevkiinde kurulması planlanan Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları projesine 2014’te verilen ÇED Olumlu Kararı’nın iptali istenmişti.

Muğla 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda dava süre aşımından dolayı reddedilmişti.

Reddin ardından ekoloji aktivistleri davayı Danıştay’a taşımıştı. Karar Danıştay’da temyiz edilmiş, yerel mahkemede verilen karar Danıştay 6. Dairesince bozulmuştu. Davanın esastan görüşülmesi için Danıştay, dosyayı yerel idare mahkemesine göndermiş, söz konusu karara itiraz yolu da kapanmıştı.

Başta Deştin olmak üzere Muğla’nın çeşitli bölgelerinden vatandaşlar, 3 Nisan’da Bayır köyünde yapılan protestoda Menteşe Belediyesi tarafından onay verilen entegre çimento fabrikası alanına malzeme taşıyan kamyonların yolunu keserek oturma eylemi gerçekleştirmişti.Beş gün devam eden eylem, 8 Nisan Cumartesi günü 04.30’da jandarmanın müdahalesiyle 11 kişinin gözaltına alınmasıyla son bulmuştu.

Gözaltına alınan vatandaşlar aynı gün saat 21.30’da adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı.

Baskında gözaltına alınanların yanı sıra eyleme destek veren toplam 110 kişi hakkında “Kanuna Aykırı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Düzenleme, Yönetme, Bunların Hareketlerine Katılma” suçlamasıyla soruşturma açılmıştı.

Muğla’da 1993 yılında ilk girişimlerin başladığı, açılmaması için köylülerin 29 yıldır mücadele verdiği Bayır beldesinde entegre çimento fabrikası kurulması için Menteşe Belediyesi tarafından verilen ruhsata ilişkin tepkiler devam ediyor. Vatandaşlar hukuki mücadelelerini sürdürüyor.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx