Türk sporunda Cumhuriyet’in 100 yıllık tarihindeki unutulmaz spor başarıları!

Türkiye Cumhuriyet’inin 100 yıllık geçmişinde Türk sporunda unutulmaz başarılar elde ettik. Futboldan basketbola, voleybol, halter, güreş ve birçok spor dalında tarihi başarılar kazandık.

FUTBOL – GALATASARAY, TÜRKİYE’YE İKİ AVRUPA KUPASI BİRDEN GETİRDİ

Fatih Terim önderliğinde 1996’da inanılmaz bir jenerasyon yakalayan Galatasaray; Gheorghe Hagi, Gheorghe Popescu ve Claudio Taffarel gibi efsane isimleri kadrosuna katarak hedefini Avrupa’da başarı olarak güncellemişti.

2000 yılı ise Türk sporunda unutulmaz bir dönüm noktası oldu. 1999-2000 sezonuna UEFA Şampiyonlar Ligi H Grubu’nda Chelsea, Hertha Berlin ve Milan ile yer alan Galatasaray, Chelsea’ye iki maçta mağlup olurken Hertha Berlin ile sahasında berabere kalıp deplasmanda Alman ekibini mağlup etmeyi başarmıştı. Milan’a deplasmanda 2-1 mağlup olan sarı-kırmızılılar uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek rövanş maçında İtalyan devini son dakikada Ümit Davala’nın penaltı golüyle 3-2 mağlup ederek UEFA Kupası’na gitmeye hak kazanmıştı.

UEFA Kupası’nda sırasıyla Bologna, Mallorca, Borussia Dortmund ve Leeds United ile eşleşen Cimbom, rakiplerini birer birer eleyerek adını UEFA Kupası’nda finale yazdırmayı başarmıştı. Galatasaray’ın finaldeki rakibi ise Arsen Wenger önderliğinde İngiltere’yi kasıp kavuran Arsenal olmuştu. Sarı-kırmızılılar, Henry, Overmars ve Petit gibi dünyaca ünlü starlara sahip olan Arsenal’i penaltı atışları sonucunda 4-1 mağlup etmiş ve Türkiye’ye futbolda ilk Avrupa kupasını getiren takım olmuştu.

UEFA Kupası’nı kazanan Galatasaray; UEFA Şampiyonlar Ligi’ni müzesine götüren Real Madrid ile UEFA Süper Kupa finalinde Monaco’da karşı karşıya gelmişti. Jardel ve Raul’ün karşılıklı golleriyle normal süresi 1-1 berabere biten karşılaşmada son sözü Galatasaray’ın unutulmaz yıldızı Mario Jardel söylemişti. UEFA’nın o dönemde uyguladığı altın gol kuralı gereğince Galatasaray, Jardel’in 103. dakikada attığı golle Real Madrid’i 2-1 mağlup ederek üst üste ikinci Avrupa kupası zaferini elde etmişti.

FUTBOL – A MİLLİ TAKIM’IN 2002’DEKİ DÜNYA ÜÇÜNCÜLÜĞÜ

Galatasaray’ın Avrupa’da elde ettiği başarılar tüm dünyada büyük yankı uyandırırken A Milli Takım da yakaladığı efsanevi jenerasyonla Japonya ve Güney Kore ortaklığında düzenlenen 2002 Dünya Kupası’na iz bırakmak için yola çıkmıştı.

Brezilya, Çin ve Kosta Rika ile aynı grupta yer alan Ay-Yıldızlılar, Brezilya’ya ilk maçta şanssız bir şekilde 2-1 mağlup olarak Dünya Kupası’na moralsiz başlamıştı. Brezilya yenilgisinin ardından gelen Kosta Rika beraberliği hayal kırıklığı üst seviyeye taşırken A Milli Takım için tek hedef Çin’i mağlup etmekti. Ay-Yıldızlılar, Bülent Korkmaz, Hasan Şaş ve Ümit Davala’nın golleriyle Çin’i 3-0 mağlup ederek tarihinde ikinci kez katıldığı Dünya Kupası’nda ilk kez gruptan çıkmayı başarmıştı.

Dünya Kupası son 16 turunda rakip ev sahibi Japonya’ydı… Büyük bir seyirci  desteği ile maça başlayan Japonya, Ümit Davala’nın golüne engel olamadı ve Ay-Yıldızlılar, çeyrek finalde Senegal’in rakibi olmuştu. Tarihinin en önemli jenerasyonunu yakalayan Senegal, A Milli Takım’ı en çok zorlayan takımların başında gelse de İlhan Mansız, altın gol uygulamasının devrede olduğu yıllarda Türkiye’yi yarı finalde taşıyan golü kaydetmişti.

Ay-Yıldızlılar, grupta 2-1 mağlup olduğu Brezilya’ya bu kez Ronaldo’nun golüyle 1-0 mağlup olmuş ve turnuvaya veda etmişti. Üçüncülük maçında ev sahibi Güney Kore ile karşılaşan Ay-Yıldızlılar karşılaşmayı 3-2 kazanarak tarihinde ikinci kez katıldığı Dünya Kupas’nı üçüncü sırada tamamlamıştı.

FUTBOL – FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDEKİ İLK ÇEYREK FİNALİ

Kulüp tarihinin 100. yılında Türkiye’de şampiyonluğa ulaşan Fenerbahçe, 2007-2008 sezonunda Zico önderliğinde Şampiyonlar Ligi’ne damga vurdu. Alex, Deivid ve Kezman gibi yıldızların başrol oynadığı sezonda sarı-lacivertliler tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde Chelsea ile eşleşen Fenerbahçe ilk maçı 2-1 kazanmasına rağmen deplasmanda rakibine 2-0 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

FUTBOL – BEŞİKTAŞ, ŞAMPİYONLAR LİG GRUPLARINDAN NAMAĞLUP ÇIKTI

Şenol Güneş liderliğinde 2015-2016 ve 2016-2017 sezonlarını Türkiye’de şampiyon olarak tamamlayan Beşiktaş, 2017-2018 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde tarih yazdı. Siyah-beyazlılar, Leipzig, Porto ve Monaco ile UEFA Şampiyonlar Ligi’nde G Grubu’nda yer alan Kara Kartal, 6 maçta elde ettiği 4 galibiyet ve 2 beraberlikle 14 puan topladı ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nde gruplardan namağlup lider çıkan ilk Türk takımı unvanının da sahibi oldu.

FUTBOL – AMPUTE MİLLİ TAKIMIMIZDAN TARİHİ BAŞARI 

2004 ve 2008 yıllarında ikinci olduğu Avrupa Şampiyonası’nda Ampute Milli Takımı, 2017 ve 2021 yıllarında üst üste iki kez Avrupa şampiyonluğu kazandı. Bu unutulmaz başarıların ardından Ay-yıldızlılar, müzesinde tek eksik kupa olan Dünya Kupası’nı kazanmak için mücadele verdi.

30 Eylül-9 Ekim 2022 tarihlerinde Türkiye’de düzenlenen turnuvada Milli Takım unutulmaz tarihi bir başarıya imzasını attı. Rakiplerini bir bir eleyen Milliler, finalde Angola’yı 4-1 mağlup ederek koleksiyonuna Dünya Kupası’nı da eklemeyi başardfı ve tüm Türkiye’yi sevince boğdu.

BASKETBOL – TAK-IM SPORLARINDA TÜRKİYE’YE GELEN İLK KUPA: KORAÇ KUPASI

Anadolu Efes, 1995-96 sezonunda Aydın Örs’ün koçluğunda Petar Naumoski, Volkan Aydın, Ufuk Sarıca, Conrad McRae, Mirsad Türkcan, Tamer Oyguç ve Murat Evliyaoğlu gibi adını tarihe yazdıran isimlerle finale kadar yürüyerek kupayı müzesine getirdi. Bu başarı takım sporlarında Türkiye’nin Avrupa’da kazandığı ilk kupa olarak tarihe geçti.

BASKETBOL – EUROLEAGUE’DE İLK TÜRK ŞAMPİYON: FENERBAHÇE

Turkish Airlines EuroLeague’in 2016-2017 sezonuna Fenerbahçe damga vurdu. Başantrenör Zeljko Obradovic’in önderliğinde Bogdan Bogdanovic, Bobby Dixon, Gigi Datome, Ekpe Udoh ve Melih Mahmutoğlu gibi önemli yıldızlarla Türkiye’de düzenlenen final foura adını yazdıran Fenerbahçe yarı finalde Real Madrid’i 84-75 mağlup ederek adını finale yazdırmıştı. Fenerbahçe’nin finaldeki rakibi yarı finalde CSKA Moskova’yı 82-78 mağlup eden Yunan temsilcisi Olympiakos olmuştu. Temsilcimiz Fenerbahçe muhteşem bir taraftar desteğini de arkasına larak Olympiakos’u adeta parkeye gömerek Türk spor tarihinde ilk EuroLeague zaferini mühürlemişti.

BASKETBOL – ANADOLU EFES’TEN AVRUPA’DA ÜST ÜSTE İKİ ŞAMPİYONLUK

Fenerbahçe’nin 2017’deki unutulmaz EuroLeague zaferinin ardından bu kez Anadolu Efes, Ergin Ataman önderliğinde 2021’de kupaya uzanan taraf oldu. Bir önceki sezon koronavirüs salgını yüzünden beyaz sezon ilan edilen EuroLeague’in favorileri arasında gösterilen Anadolu Efes, bir yıl sonra Shane Larkin ve Vasilije Micic’in saha içi liderliğinde finalde Barcelona’yı 86-81 ile geçen lacivert-beyazlılar, tarihinde ilk kez EuroLeague şampiyonluğu yaşamış oldu. Bu tarih zafer ile birlikte Ergin Ataman ise Euroleague kupasını kaldıran ilk yerli antrenörümüz oldu.

Anadolu Efes 2021-2022 sezonunda da EuroLeague’de şampiyon oldu. Kadrosunu büyük ölçüde koruyan Anadolu Efes, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlenen Dörtlü Final organizasyonunda finalde Real Madrid’i 58-57 yenerek üst üste ikinci kez EuroLeague’i zirvede tamamladı.

HALTER – GÜREŞ DIŞINDA İLK ALTIN MADALYA EFSANE NAİM SÜLEYMANOĞLU’NDAN

Elde ettiği büyük başarılarla sadece Türkiye’nin değil dünyanın efsane sporcuları arasına adını altın harflerle yazdıran 3 Olimpiyat ve 7’şer kez de Dünya ve Avrupa Şampiyonluklarının yanı sıra 46 Dünya rekoru bulunan ‘Cep Herkülü’ Naim Süleymanoğlu.

Haltere 1977’de başlayan sporcu, 15 yaşında Brezilya’da düzenlenen dünya gençler halter şampiyonasında 52 kiloda iki altın madalya alarak şampiyon oldu. 16 yaşında rekor kırarak yine şampiyonluk elde etti. Böylece halter tarihinde en genç dünya rekortmeni unvanını aldı. 1983 yılında Viyana’da yapılan turnuvada, 56 kiloda dünya rekorlarını sırası ile koparmada 130.5, silkmede 165 ve toplamda da 295 kilo olarak kırdı. sonrasında kendi rekorunu kırdı ve 1986 yılında dünya şampiyonasına 60 kilo kategorisinden katıldı ve toplamdaki rekorunu 335 kiloya çıkararak dünya şampiyonu oldu.

1988 Seul Olimpiyatları’nda ise yine 60 kilo kategorisinde rekorlar kırdı. Naim Süleymanoğlu’nun Seul’daki başarısı ile Türkiye’ye olimpiyatlarda güreş dışında ilk altın madalya kazandıran sporcu oldu.

1984, 1985 ve 1986’da dünyada, yılın haltercisi seçilen Naim Süleymanoğlu, 1984 Los Angles Olimpiyatları’na katılamadı. Türkiye’de yaşama ve Türk Milli Takımı adına karşılaşmalara çıkma talebinde bulundu, talebinin kabul edilmesinin ardından, Naim Süleymanoğlu adını aldı. 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda altın madalya aldı. Yine o sene, Uluslararası Halter Basın Komisyonu tarafından “Dünyanın En İyi Sporcusu” seçildi. 1993 Dünya Şampiyonasında, 3 altın madalya kazanmasının yanı sıra, 2 de dünya rekoru kıran halterci, 1994’te Bulgaristan’da yapılan, Avrupa Halter Şampiyonası’nda da, sadece üç kaldırış yaparak, üç dünya rekoru kırdı. Çin’de yapılan dünya şampiyonasında 3 altın madalya kazandı.

VOLEYBOL – TÜRK VOLEYBOLUNDA AVRUPA KAPILARINI ECZACIBAŞI AÇTI

Türk voleybol tarihine damga vuran kulüplerden biri de Eczacıbaşı. 1972-1973 sezonundan başlayarak, 17 kez arka arkaya Türkiye Şampiyonu olarak bir rekor kırdı ve toplamda 28 Türkiye Şampiyonluğu elde etti. Takım ayrıca üç kez Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı, sekiz kez Türkiye Kupası’nı, iki kez de Süper Kupa’yı aldı.

Avrupa Kupaları’nda 2017’de 12. kez dörtlü final oynadı. 1999’da kazandığı “Avrupa Kupa Galipleri Kupası” ile Türkiye’ye voleybolda ilk Avrupa Şampiyonluk Kupası’nı getiren Eczacıbaşı Kadın Voleybol Takımı, 2015’te Avrupa Şampiyonlar Ligi Şampiyonu, 2015 ve 2016’da Dünya Kulüpler Şampiyonu oldu.

Eczacıbaşı Kadın Voleybol Takımı ayrıca; 1984 Avrupa dördüncüsü, 1993 Avrupa ikincisi, 1998-1999 sezonunda Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nda final öncesi yedi maçı ve dörtlü finalde (13-14 Mart 1999-Bursa) oynadığı iki maçı kazanarak yenilgisiz Şampiyon oldu. 2000’de Avrupa üçüncüsü, 17-18 Mart 2001’de ve 16-17 Mart 2002’de Avrupa dördüncüsü olan Voleybol Takımı, 12-13 Mart 2005’te Avrupa Top Teams Kupası’nda üçüncü, 28-29 Mart 2009’ ve 15-16 Mart 2014’te Avrupa dördüncüsü olan Eczacıbaşı Kadın Voleybol Takımı 4-5 Nisan 2015’te Avrupa Şampiyonu oldu. 2017’de Avrupa Üçüncülüğü yaşayan takım, 2015’te Zürih’te ve 2016’da Manila’da Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda şampiyonluk kupasını elde etti. Turuncu Beyazlılar, 2018’de CEV Kupası’nı müzesine götürdü.

GUİNNES REKORLAR KİTABINA GİREN VAKIFBANK

Türkiye’de ‘voleybol’ denince akla tabii ki Filenin Sultanları gelir. Ancak kulüp düzeyinde bakıldığında Vakıfbank SK yeri voleybolseverlerin gözünde ayrıdır. 1986 yılında faaliyetlerine Güneş Sigorta Spor Kulübü olarak başlayan Vakıfbank, elde ettiği kupaların yanında hem 73 maçlık yenilmezlik serisi hem de Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda en çok kupa kazanan (3) takım olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başardı.

CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nde de ülkemizi temsil eden Fenerbahçe, VakıfBank ve Eczacıbaşı bu turnuvada da birçok başarıya imza attı. Lig’in en başarılı Türk takımı olan VakfıBank 6 kez şampiyon 5 kez ise ikinci oldu. Sarı-Siyahlı ekip bu başarıları ile ligdeki en başarılı 4. kulüp konumunda. VakıfBank’ın ardından turnuvadaki en başarılı takımlarımız bir birincilik, 2 ikincilik ile Eczacıbaşı ve bir birincilik, bir ikincilik ile Fenerbahçe oldu.

TÜRK VOLEYBOLUNDA İLKLERİN TAKIMI FENERBAHÇE

Sarı-lacivertliler kadın voleybolda her zaman ilkleri başaran takım oldu. 1927 yılında ilk kadın voleybol takımını kuran Fenerbahçe, 1969-70 sezonunda ise Avrupa’da çeyrek final oynayarak ülkemize diğer bir ilki yaşattı.

Fenerbahçe’nin yeni aydınlık dönemi 2000’li yılların ortasında başladı ve özlenen şampiyonluğa 2008’de ulaşmayı başardı. Bu yılda CEV Kupası’nda üçüncü olan sarı-lacivertliler tarihindeki en önemli Avrupa başarısını sağladı. Fenerbahçe 2009-10 sezonuna ise damga vurdu. Ligi, Türkiye Kupası’nı ve Süper Kupa’yı kazanan Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde final oynarken, Kadınlar Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda Brezilya’nın Sollys Osasco ekibini 3-0 yenerek en büyük olmuştu. 2012 yılında CEV Şampiyonlar Ligi finalinde Cannes’ı 3-0 devirerek kupayı kaldırmış ve müzesine bu kupayı ilk kez götürmüştü. 2013-14 sezonunda da CEV Kupası’nı kaldıran Fenerbahçe böylece koleksiyonu tamamladı.

OKÇULUK – METE GAZOZ’DAN OKÇULUKTA TÜRKİYE’YE İLK ALTIN MADALYA

Milli okçu Mete Gazoz, Türkiye’ye büyük bir gurur yaşattı. Okçulukta şampiyon olan milli sporcu Tokyo 2020’de ilk altın madalyayı kazandı.

Yumenoshima Okçuluk Alanı’nda 29 Temmuz Perşembe günü yapılan ilk tur maçında Lüksemburglu Jeff Henckels’i, ikinci tur müsabakasında ise Avustralyalı Ryan Tyack’ı yenen Mete Gazoz, son 16 turuna yükselmişti.

Milli okçu, sabah seansında son 16 turunda Avustralyalı Taylor Worth’u geçerek çeyrek finale kaldı. 22 yaşındaki Mete Gazoz, bu turda da dünya sıralamasında 1 numara olan ABD’li Brady Ellison ile karşı karşıya geldi.

İlk seri seti 2-0 alan Mete, 2. sette iyi bir performans sergilemesine rağmen 1-1 eşitlikle ayrıldı. Üçüncü sette rakibinin attığı 8’i değerlendiremeyen Mete Gazoz, durumun 3-3’e gelmesini engelleyemedi.

Güçlü rakibi karşısında motivasyonunu kaybetmeyen milli sporcu, 4 ve 5. setleri 2-0’lık skorlarla aldı. Maçı 7-3 kazanan Mete, adını yarı finale yazdırdı.

Yarı final karşılaşmasında Japon rakibi Takaharu Furukawa’yı 7-3 mağlup eden milli gururumumuz Mete Gazoz adını finale yazdırdı.

Böylelikle, okçulukta Türkiye’ye tarihindeki ilk olimpiyat madalyasını getirmeyi garantiledi. Milli okçumuz Mete Gazoz, finalde İtalyan Mauro Nespoli’yı 6-4 mağlup ederek altın madalya kazandı.

JİMNASTİK – AYŞE BEGÜN ONBAŞI’DAN ALTIN MADALYA

Türk jimnastiğinin gururu Ayşe Begüm Onbaşı, özellikle son yıllarda kazandığı zaferlerle adından söz ettirmeyi başardı. 11 yaşından beri milli formayı giyen genç atletimiz, 2016 yılında Güney Kore’de düzenlenen 14. Dünya Aerobik Jimnastik Şampiyonası’nda 15-17 yaş kategorisinde altın madalya kazanmayı başardı. Onbaşı, son olarak Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Aerobik Jimnastik Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak büyükler kategorisinde ilk dünya şampiyonluğuna ulaştı ve organizasyonun en iyi sporcusu seçildi.

 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx